Karanlık bir gecenin sessizliğini ,birbiri ardına ateşlenen silah sesleri bozdu .Silah seslerinden sonra iki farklı grupta bulunan siyah takım elbiseli adamların kana susamış bir şekilde birbirine saldırmasıyla devam etti.
Birden bire birinin sesinin duyulmasıyla kavga eden herkes kavgayı bırakıp arabalarına binip gittiler duydukları sessin söylediği şey şuydu.
"Patron öldü, Patron öldü "
Bu kavga İngilterenin en büyük iki mafya grubu arasındaki herzamanki sıradan bir kavgaydı.İki grupta en güçlü olduklarını kanıtlamak için sık sık birbirlerinin bölgelerine saldırırlardı,ama bu sefer farklı bir şey olmuştu çetelerden birinin patronu ölmüştü.
Karanlıkta sadece iki kişi kalmıştı yerde uzanan bir ceset gibi gözüken biri ve onun başında bekleyen biri peki ben içlerinden hangisiydim tabbiki de yerde uzanan ceset bendim karanlık gökyüzüne bakıyordum , gökyüzünde tek bir yıldız bile yoktu.Silah seslerinin durmuş olması beni rahatlatan tek şeydi.
"Lanet olası kavga bitti en sonunda"
Ayağa kalkmaya çalıştım o an deli gibi kan kaybetmekte olduğumu fark ettim, vücudum yavaş yavaş buz gibi olmaya başlamıştı demek bu şekilde ölecektim gözlerimi sonsuza kadar kapatmadan önce önümde dikilen adamı fark ettim.
"Ağabey"
Yüzünde sadece acıma ifadesi vardı Bir böceğe bakıyormuş gibi doğduğumuz andan beri hiçbirimiz birbirimizi bir aile olarak görmemiştik daha doğrusu birbirimizi bir aile olarak görmekten korkmuştuk.
Ağabeyim İngiltere'nin en büyük mafya örgütün lideriydi ve bu iş bir aile mesleği gibi nesilden nesile aktarılırdı.Ailenin en büyük çocuğu her zaman lider olur ve diğerleride bu yolda ölürdü.
Bir gün öldüreceğini veya seni gözünü bile kırpmadan öldürecek insanları ailen olarak görüp sevebilir misin?
Böyle bir ortamda duyulan sevgi sadece acı ve pişmanlık getirirdi.
Ben Kyle O'Sullivan
Böyle bir ailede en küçük çocuk olarak doğdum ve gözümü açmamla kendimi cehennemin ortasında buldum.Bu cehennemde beni koruması gereken annem ise ,doğumdan kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.
Böylece kimse tarafından sevilmeyen terk edilmiş çocuk konumuna düştüm ,hayata kalmak için küçük yaştan itibaren elimden gelen her şeyi yaptım. Saklandım , çaldım ve sonunda cinayet bile işlemek zorunda bırakıldım.Bütün hayatım boyunca sadece biraz ilgi istemiştim sadece birinin bir gün bana şunu söylemesini beklemiştim.
"İyi iş çıkardın "
"Hayatta kaldığın için herşeye rağmen devam ettiğin için ."
Bu istediğim çok mu fazlaydı ?
Ağabeyimin yanında çalışmaya başladım ve onu korumak için birçok defa hayatımı tehlikeye attım ,zamanla yürüyen bir cesete dönüştüm bu gece patron ölmemişti ama patronun piç kardeşi ölmüştü,ölmeden önce ağabeyime son bir defa şunu söyledim;
"Ağabey,iyi bir iş çıkardım mı?"
Ağabeyimin ağzından tek bir kelime bile çıkmıyordu daha dikkatli bir şekilde baktığımda. Ağabeyimin ağladığını fark ettim.
Neden ağlıyordu? Bu benim tanıdığım kişi mi ? Hayatım pahasına koruduğum kişiyi tanıyamadım mı?Birden bire gözlerimden sıcak bir şeylerin süzüldüğünü fark ettim gözyaşları mı?
10 yaşında hayata kalmak için birini öldürmek zorunda bırakıldığım zamandan beri ilk defa ağlıyordum.Yürüyen ceset hala ağlayabiliyor demek ?
Ağabeyime ölmeden önceki son sözümü söyledim;
"Teşekkür ederim, yanlız ölmeme izin vermediğin için teşekkür ederim ağabey"
Ağabeyim;
"Üzgünüm seni koruyamadığım için üzgünüm Kyle! Beni afet!"
Ne saçmalıyordu?onu neden afedecektim ikimizde bu şekilde bir hayat istememiştik en sonunda ben bu lanet hayatan kurtuluyordum o ise bu cehennemde kalmaya devam edecekti onun için üzülen asıl ben olmalıydım.ölmeden önce son hissettiğim şey ağabeyimin gözyaşlarımı silmesiydi en sonunda öldüm.
Cehennemde uyanmayı beklerken bir kadının kolları arasında uyandım.
"Neden nefes alıyorum ben öldüm"
Neden hala yaşadığımı düşünmeyi bırakıp kadını incelemeye başladım.
Sarı saçlı Yeşil gözlü bebek gibi yüzü olan yirmilerinde bir kadındı kadın aniden bana sarıldı bir kadın nasıl bu kadar büyük olabilir.
O an etrafıma baktım bütün eşyalar devasaydı daha dikkatli bakınca burasının bir bebek odası olduğunu anladım.
Kendi bedenimi incelemek istiyorumdum ama başımı kaldıramıyordum bütün gücümü kullanıp ellerimden birini havaya kaldırmayı başardım.
Küçük bir bebek elliydi korkudan aklımı kaçıracak gibiydim nasıl bir bebeğinin bedenindeydim ,kadın bana sarılmayı bırakıp bebek beşiği ne koydu ve gitmeden yanağımdan öpüp;
Kadın;
"iyi uykular canım bebeğim annen karşı odada olacak bu nedenle korkma"
Kadın odadan çıktıktan sonra ne yapmam gerektiğini düşünmeye başladım öldükten sonra yeniden doğmuştum bu insanların Reakarnosyon dediği şeydi.
Benim gibi birine tanrı ikinci bir şans vermişti ve bu kadın bu bebeği seviyor gibi gözüküyor, geçmiş yaşamımda sahip olamadığım aile denen şeye sahip olabilir miydim?
Bu hayatımda bu kadının sevgisini istiyordum herkesin sevgisini istiyorum,geçmişte sahip olmadığım sevgiye sahip olmak istiyorum.
O zaman ilk iş olarak bebek gibi yaşamam gerekiyor bebekler ne yapar ? tabii ki de ağlarlar bu kadın gitmeden önce karşı odada olacağını söylemişti o zaman ağlarsam gelip beni sever ve uyutmaya çalışır.
Bütün gücümle ağlamaya başladım kadın koşarak kapıyı açıp odaya girdi ve beni kucağına alıp sallamaya başladı birkaç dakika salladıktan sonra beni yatağa koyup yanağımdan öptü.
Kadın;
"canım bebeğim uyandı mı?anneyi mi özledin?ne kadarda sevimlisin"
kadın bu söyleri söyledikten sonra küçücük ellerimi öpmeye başladı sanki beni yiyecek gibiydi.
Kadın;
"korkma bebeğim annen sen uyuyana kadar yanından ayrılmayacak"
Bu sözleri duymak o kadar iyi hissetirdi ki benim gibi annesi tarafından hiç sevilmemiş bir canavarın bile kalbinde acı bir rahatlık hissi yaratıyordu uzun süren bir kışın ardından baharın gelmesi gibi ölünceye kadar bu hissi tatmamış olmak ne kadar acı verici.
Yavaş yavaş gözlerim kapanmaya başladı bu birkaç saatir olanlar o kadar yorucuydu ki uyuya kaldım.
