Cherreads

Chapter 7 - Kayıp

01.06.2024

Joe Wilson

Her sabah olduğu gibi saat tam 06:00'da okuldan içeri girdim. Öğretmenler odasındaki masamda duran Karanlık Dünya adlı romana başlamadan önce, sabah yorgunluğunu üzerimden atmak için kendime sert bir kahve yaptım. Kahve olmadan kendimi yarım kalmış bir cümle gibi hissediyordum. Kitabımın sayfaları arasında kaybolurken kulağım kapıdaydı.

Saat 07:10

Kapının açılmasını bekliyordum. Lily Taylor her gün, tam bu dakikada o kapıdan içeri girerdi. İstemsizce kapının sesini duymayı, onun varlığını hissetmeyi bekledim. Ama sessizlik bozulmadı. Bakışlarımı kapıya diktim.

"Neden gelmedi?"

Lily, kendimden sonra tanıdığım en dakik, en planlı insandı. Hasta olsa bile bir yolunu bulur, o saatte burada olurdu. İçime bir huzursuzluk çöktü.

Saat 12:30

Bütün sabahım Lily'nin gelip gelmediğini kontrol etmekle geçti. O okulda olmayınca, binanın kolonlarından biri eksilmiş gibi hissediyordum. Öğle arası gelip de hala ortalıkta görünmeyince meraktan aklımı kaçıracak noktaya geldim.

"Başına bir şey mi geldi?"

Daha fazla dayanamayıp okul müdürünü aradım:

— "Müdür Bey, Matematik öğretmeni Lily Taylor bugün gelemeyeceğine dair bir bildirimde bulundu mu?"

— "Hayır, Joe. Bir haber çıkmadı."

Telefonu kapattığımda ellerim titriyordu. Lily'nin numarası bende yoktu; hemen öğretmenlerin iletişim bilgilerinin olduğu listeye koştum. Numarayı çevirdim ama karşımda sadece o ruhsuz telesekreter sesi vardı:

"Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamamaktadır..."

Defalarca aradım.

Hep aynı lanet olası ses. Kararımı vermiştim: Okul biter bitmez evine gidecektim.

Saat 16:30

Okuldan çıkar çıkmaz Lily'nin evine sürdüm. Araba ile sadece beş dakikalık bir mesafeydi. Kapının önünde dakikalarca bekledim, zile bastım, kapıyı yumrukladım.

Açan yoktu.

"Kesinlikle başına bir şey geldi," dedim kendi kendime.

Tam ümidimi kesip gitmek üzereyken, gözüm kapının yanındaki saksıya takıldı.

"Lily akıllı bir kadın; saksı altına anahtar bırakacak kadar tedbirsiz biri değil," diye düşündüm.

Yine de umutsuz bir hamleyle saksıyı kaldırdım.

Gümüş bir anahtar, orada, toprağın üzerinde parlıyordu.

İçeri girerken vicdanım ve endişem pençeleşiyordu:

"Üzgünüm Lily. Bunun suç olduğunu biliyorum ama evde bayıldıysan ya da daha kötüsü olduysa bana teşekkür edeceksin. Eğer her şey yolundaysa beni şikayet edebilirsin, razıyım."

Kurallara uymak için yaşayan bir vatandaş olarak bu yaptığımın ağırlığını hissediyordum ama Lily'nin tehlikede olma fikri vicdan azabımı bastırıyordu.

Evin içi beklediğimden çok daha sadeydi. Hatta o kadar sadeydi ki bir insanın burada yaşadığına dair kanıt bulmak güçtü. Çalışma odasını görene kadar yanlış eve girdiğimi sandım; oda ağzına kadar kitaplarla doluydu. Evde tek bir fotoğraf, kişisel bir eşya yoktu. Bütün evi didik didik aramama rağmen Lily'den eser yoktu.

"Polisi aramalıyım."

Evden çıkar çıkmaz kayıp ihbarında bulundum. Lily Taylor, kimseye haber vermeden ortadan kaybolacak bir kadın değildi.

O gece, yarın sabah 07:10'da öğretmenler odasında karşılıklı kitap okuyabilmemiz için dua etmekten başka elimden bir şey gelmedi.

Ama ertesi sabah... Lily Taylor yine o odada yoktu.

More Chapters